17 Ekim, Pazar, 2021

Fitch, açık açık söyledi: Türkiye mıknatıs haline geldi! Tam 26 trilyon dolar…

Yeni müşteri koronavirüs (Kovid-19) salgını sonrası her yerde şekillenen küresel arz zincirinde stratejik üs haline gelen Türkiye, jeopolitik konumu ve sunduğu maliyet avantajıyla uluslararası şirketlerin radarına girmeye devam ediyor.

Geçen yılın şubat ayında arz şoku ve küresel ekonominin kapanmasıyla peşine düşüp takip eden talep şoku, dünyanın yaklaşık olarak her uygun şirketlerin üretim stratejisi ve tedarik zincirlerindeki zafiyetleri ortaya çıkardı.

Ekonomilerin canlanması ile gelişen istek karşı bilhassa Asya ülkeleri odaklı imal ve arz zincirlerinde kesintiler yaşanmaya başlandı.

Uzun uzaklık taşımacılık maliyetlerinin katlanarak artması pek fazla tanıdık olmayan milletlerarası şirket için konum ve maliyet avantajı sunan Türkiye’yi çekici bir yatırım ve imal merkezi haline dönüştürmeye devam ediyor.

Özellikle Çin gibi Asya ülkelerinden miktar sağlayan Avrupalı şirketler; üretim gecikmeleri, artan navlun maliyetleri ve konteyner krizi sebebiyle tedarik için Türkiye gibi daha yakın ve kararlı merkezlere yöneliyor.

Yer bulan kendini şanslı hissediyor: Fiyatı 1600 dolardan 20 bin dolara çıktıYer bulan kendini şanslı hissediyor: Fiyatı 1600 dolardan 20 bin dolara çıktı

EN FAZLA KAZANÇ SAĞLAYACAK ÜLKE TÜRKİYE

Uluslararası derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings’in son analizine göre, Türkiye, Avrupa’da tedarik zincirlerindeki değişimden azami kazanç elde edecek ülke konumunda. Türkiye’yi, Çekya, Polonya ve Romanya izliyor.

Yakın dönemde yiyecek, ilaç, mobilya elektronik ve paketleme gibi alanlarda etkinlik belirten böylece fazla uluslararası şirket, kuvvetli lojistik altyapıya ve endüstriyel kapasiteye sahip Türkiye’ye karşın yeni yatırım planlarını açıkladı.

Küresel tedarik zincirinin, Asya ve özelikle Çin’e bağımlı bir ağdan üretim kalitesi ve lojistik imkanları nedeniyle Türkiye’ye yönelmesi bu alanda Türkiye’ye karşın yatırımların artacağı beklentisini de beraberinde getirdi.

İsveçli mobilya şirketi IKEA, Polonya hazır giyim firması LPP, Alman hap firması Boehringer Ingelheim ve Belçika ambalajlama şirketi DW Reusables Türkiye’ye yatırıma odaklandı.

ÜRETİCİLER, DAHA POZITIF TEDARİKÇİ OLUŞTURMAK İSTİYOR

Ayrıca jeopolitik tehlike hem de salgının maruz kaldığı emniyet açıklarına bir cevap olarak şirketlere baskılar da artıyor. Tedarik zinciri riskine karşı önde gelen üreticiler de daha fazla tedarikçi oluşturmak istiyor.

İtalya merkezli Benetton Group, Asya’da düşük maliyetli imal merkezlerinden kademeli olarak ayrılarak Sırbistan, Hırvatistan, Türkiye, Tunus ve Darı’daki üretimini artıracağını açıkladı.

Benetton Group İcra Kurulu Başkanı Massimo Renon, söz konusu üretim artışına ilişkin “Üretim süreci ve ayrıca taşıma maliyetleri üzerinde daha arti kontrole sahip almak için stratejik bir karar.” ifadelerini kullandı.

Alman moda şirketi Hugo Boss’un üst yöneticisi (CEO) Daniel Grieder de Manager Magazin’e yaptığı açıklamada, ürünlerini sattıkları yere daha yakın merkezlerde daha fazla mülk üretmeyi planladıklarını bildirdi.

Grieder, “Yakın yerlerde üretimi manâlı ölçüde genişleteceğiz. O vakit trendlere daha hızlı ve kuytu boğazlara daha elastik tepki verebiliriz. Bu reel bir rekabet avantajıdır.” değerlendirmesinde bulundu.

KOVİD-19’DA TEDARİK ZİNCİRİNE NE OLDU?

Harvard Business School Öğretim Üyesi Prof Dr. Willy C. Shih, konuya ilişkin değerlendirmesinde, kritik tıbbi araç gereç başta almak üzere bir takım ürünlerdeki geçici ticaret kısıtlamaları ve diğer ürünlerdeki kıtlığın, belli ülkelere bağlılığın negatif yanlarını gösterdiğini belirterek, “ABD-Çin ticaret savaşıyla birleşen bu gelişmeler, idareli milliyetçilikte bir yükselişi tetikledi.” ifadesini kullandı. Tüketicilerin düşük fiyatlar istek etmeye devam ettiğini aktaran Shih, Kuzey Amerika’ya satmak yapan şirketlerin emek-yoğun üretimi Çin’den Meksika’ya ve Orta Amerika’ya kaydırmaya, Batı Avrupa’da kullanılan malzemeleri tedarik eden şirketlerin de üretimlerini doğu AB ülkeleri, Türkiye ve Ukrayna’ya konumlandırmaya başladığını anlattı.

Shih, küresel pazar paylarını korumak isteyen Çinli firmaların da düşük teknolojili, emek yoğun imal için şimdiden Mısır, Etiyopya, Kenya, Myanmar ve Sri Lanka’ya baktıklarını bildirdi.

TÜRKİYE’NİN ULUSLARARASI YATIRIMLARA BAKIŞI

Avrupa ve Orta Doğu’yu birbirine bağlayan Türkiye, küresel miktar zincirlerindeki değişikliklerden adet edinmek için teşvik ve lojistik alanında çalışmalarını yoğunlaştırırken, siyasiler de “uluslararası yatırımcılara tekrar tekrar kapımız açık” mesajı veriyor.

“Türkiye’ye güvenip yatırım yapan hiç kimse pişman olmaz. Bütün tersine sağladığı büyük kazançla hep memnuniyet duyar.” çağrısı yapan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yatırımcılara “Ülkemiz ve dünyadaki bütün yatırımcıları küresel üretim ve lojistik sisteminin yeni tekrar kurulduğu şu dönemde Türkiye’nin kendilerine sunduğu imkanları ve fırsatları değerlendirmeye misafir etme ediyorum. ‘Gelin defalarca birlikte kazanalım’ diyerek kapılarımızın yatırımcılara ardına kadar açık olduğunu bir defa daha tekrar kötüleşmek istiyorum.” mesajını verdi.

Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Burak Dağlıoğlu ise Türkiye’nin her platformda dinç üretim ve arz ağıyla ön planda yer aldığını belirterek, “Dışa bağımlılığı aşağıda çekecek, istihdamı artıracak ve teknolojik dönüşümü hızlandıracak yatırımlara büyük tartma veriyor; özendirme ediyoruz.” dedi.

Kovid-19 salgını gibi krizleri iyi yöneten ülkelerin, yarının küresel oyuncuları olacağını dile getiren Dağlıoğlu, “Ayrıca dinamik hem rekabetçi hem de çevik ve elastik bir yapıya sahip olan Türkiye de başarılı hamleleriyle salgın sürecini başarıyla yöneten ülkeler aralarında yer alıyor. Bütün bu gelişmeler ile, tüm dünyada tedarikte güvenliğin daha da öne çıktığı bir döneme girildi. Bu dönemde Türkiye’nin yatırımcılara sağladığı temel değerlerle, küresel tedarik zincirlerinde daha da kritik bir yer tutacağına ve manâlı yatırımlar çekeceğine inanıyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

TÜRKİYE ULUSLARARASI ŞİRKETLERE NE SUNUYOR?

Küresel arz zincirlerinin her yerde yapılandırılması, Türk ihracatçıları için fırsatlar sunarken, küresel değer zincirine katılım, bir ülkenin kesin alanlardaki yetenekleri kadar yönlendiriliyor ve ülkeler için manâlı fırsatlar sunuyor.

Pazarlara yakınlık, doğal kaynaklar, insan sermayesi, fiziksel sermaye (anapara stoku), kurumsal sermaye, lojistik/bağlanabilirlik, ücrette rekabet ve pazar erişimi küresel değerinde zincirine katılımı karşılayan yetenekler olarak gösteriliyor.

Salgının ani etkisi imal ve tedarik zincirinde biçimsizleşme, küresel resesyon ve talep ve talep şokunda etkisini gösterirken, uzun vadede ise şirketlerin tedarik zincirinde esnekliğini artırması, milli ve yöresel üretim kapasitelerini yükseltmesi bekleniyor.

Küresel layık zincirindeki dönüşümün haberdar Türk hükümeti de Türkiye’yi Kovid-19 sonrası bedel zincirine hazırlamak için tüm paydaşlarla bir çalışma grubu kurdu.

TÜRKİYE, MIKNATIS HALİNE GELDİ

Türkiye’nin stratejik konumu, hür ticaret ağı, dinç lojistik altyapısı, imal çeşitliliği, yüksek teşvikler, maliyet avantajlı nitelikli iş gücü, güçlü sanayi kümelenmesi ve liberal yatırım iklimi ile ülke, uluslararası şirketlere küresel layık zincirine bağlanmak için yerinde bir etraf sunuyor.

Türkiye’nin stratejik konumu bölgede üretim, ihracat ve yönetim merkezi olarak çok uluslu şirketleri çeken ve küresel değerinde zincirine katılımını karşılayan bir mıknatıs haline geldi.

26 TRİLYON DOLARLIK GSYH’YE SAHİP PAZARA 4 SAATLİK UÇUŞ MESAFESİNDE

Türkiye, 1,3 milyar insanın yaşadığı ve 26 trilyon dolarlık GSYH’ye sahip Avrupa, MENA ve Orta Asya pazarına 4 saatlik uçuş mesafesinde. Türkiye’nin AB ile Gümrük Birliği ve 20’den arti ülke ile Özgürlük Ticaret Anlaşması (STA) bulunuyor. Türkiye, iyi gelişmiş bir altyapı ve kesintisiz iş hizmetleriyle desteklenen, küresel bedel zincirleriyle zinde bağlantıları olan, çeşitlendirilmiş bir imal üssüne sahip. Ayrıca, hükümet, özel teşvikler ve meslek gücü geliştirme programları aracılığıyla küresel bedel zincirine katılımı etkin olarak destekliyor.

Türkiye, yatırımcılara ödenti indirimi ya da vergi muafiyeti, maaş ve eğitim desteği, muafiyetler sağlayarak imal, istihdam ve AR-GE için teşvikler sağlıyor.

Korumacılığın yükseldiği bir zamanda, liberal bir politika çerçevesi küresel değer zinciri dönüşümünde fazla önemli bir rol oynarken, Aracısız Olarak Tanıdık Olmayan Yatırım Hukuku ile Türkiye, enerjik bir hukuki koruma mekanizmasına sahip olarak yatırımcıları cezbediyor.

TÜRKİYE’NİN YÜKSEK VASIFLI İŞ GÜCÜ VE STRATEJİK COĞRAFİ KONUMU

Su sıkıntısı sorunlarına geliştirdiği teknolojilerle çözüm geliştiren Almanya merkezli su pompası üreticisi WILO’nun Gelişen Pazarlar Satışlarından sorumluluk sahibi Başkan Yardımcısı Jens Dallendörfer, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ekonomileri bağımsızlaştırma (Çin’e bağlılıktan kurtarma) siyasi hedefiyle atılan adımların tüm dünyada ekonomileri etkilemeye devam ettiğini belirtti.

Dallendörfer, Wilo Grubu’nun yeni bir küreselleşme biçiminin Kuzey Amerika, AB ve Asya edinmek üzere üç büyük ekonomik merkezdeki bedel zincirlerinin daha arti bölgeselleşmesiyle sonuçlanacağı varsayımına dayanan ‘bölgeden bölgeye’ yaklaşımıyla uzun yıllardır bu değişikliklere cevap verdiğini anlattı.

“Bölgeden bölgeye” stratejilerinin bir parçası olarak, yöresel ya da lokal üreterek herif ihtiyaçlarına karşılamaya çalıştıklarını bildiren Jens Dallendörfer, şöyle devam etti:

“Zaten Wilo, 1992’den beri Türkiye pazarına güveniyor. Türkiye’nin yüksek vasıflı iş gücü ve Avrupa ile Asya arasındaki kullanışlı ve stratejik coğrafi konumu sayesinde üçüncü ülkelere ihracat için bir merkez olma potansiyeline sahip olduğuna inanıyoruz.”

TEDARİK ZİNCİRİNDE EĞİLİMLERİ ANLAYAN ÜLKELER AVANTAJ SAĞLAYACAK

Uluslararası hukuk firması Baker & McKenzie’nin uluslararası ticaret ortağı Mattias Hedwall, totaliter görüş açısıyla Baker & McKenzie müşterileri aralarında Türkiye’nin, yeni arz zinciri yatırımları için iyi bir yer olarak görüldüğünü belirtti.

Hedwall, “Benim düşüncem, miktar zincirlerinin nerede ve nasıl kurulacağına dair daha stratejik değerlendirmeler göreceğimiz yönünde. Bu, vergi ve istihdam etkilerini, yer değişiklik maliyetlerini, personel için antre-çıkış ve vize konularını, yatırımdan çıkış olanaklarını ve gelecekteki değişikliklere çabuk harmoni sağlamayı içerecektir.” ifadelerini kullandı.

Kovid-19 salgınının arz zincirindeki farklı alanlara yönlendirilmiş sistem ve süreçlerin ani şiddetli stres ve değişime nasıl tepki verdiğini gözlemlemek için özgün bir şart sunduğunu açıklayan Hedwall, “Acilen görülebilen şey, daha arti arz zinciri inovasyonu için fırsatlar sunabilecek teknoloji ve sürdürülebilirlikteki gelişmeleri dikkate bölge yapı inceleme analizlerinin hızlandırılmasıdır. Birçok şirket, keza daha uygun maliyetli hem de sürdürülebilir ve çevre dostu olabilecek, işler daha az kırılgan ülkü getiren arz zincirinin çeşitlendirilmesine yol açabilecek olan üretimi müşterilere daha yakın hale getiriyor. Bu eğilimleri anlayan ülkeler bundan fazla faydalanacak.” şeklinde konuştu.

TÜRKİYE, BÖLGESELLEŞMEYE GEÇİŞTE POTANSİYEL MERKEZ KONUMLARININ ÖN SIRALARINDA

PwC Türkiye Yönetim Danışmanlığı Hizmetleri Şirket Ortağı Tolga Baloğlu da geçen yıllarda uluslararası şirketlerin, küresel tedarikleri için Uzaktan Doğu’ya odaklanarak düşük maliyetli üretim faktörleri, satışları artırmayı, ayrıcalıklı teşvikler elde etmeyi ve stratejik satın alma hedeflediklerini belirtti.

Baloğlu, “Bu, küreselleşmeden bölgeselleşmeye geçişe yol açıyor. Türkiye, üretim çeşitliliği ve gelişen pazarlara yakınlığı ile potansiyel merkez konumlarının ön sıralarında yer almaktadır.” dedi.

Türkiye’nin küresel rekabet gücünü geliştirerek potansiyelini artırabileceğini vurgulayan Baloğlu, “Türkiye, son zamanlarda makroekonomik bölge ve ürün piyasası verimliliğinde düşüş gösterirken, teknoloji kabul etme, altyapı ve meslek gücü piyasasında ilerleme kaydetti. Makroekonomik etraf ve meslek gücü piyasası, gelişim için potansiyeli en yüksek alanlardır. Bu alanlardaki iyileştirmelerle ve büyük pazar büyüklüğünden yararlanarak Türkiye, bölgesel bir üretim, ticaret ve lojistik merkezi için daha da cazibeli bir yer olma fırsatını yakalayabilir.” ifadelerini kullandı.

KAYNAK: AA

Related Articles

Feci kaza! Otomobille kamyonet kafa kafaya çarpıştı: 3 ölü

Hicret Nevhide Çöl idaresindeki 03 DH 290 plakalı otomobille Habip Karagöz'ün kullandığı 03 BEYGIR 894 plakalı büyükbaş hayvan içeren kamyonet, Afyonkarahisar-Antalya kara yolu Karadirek...

Otomobiller kafa kafaya çarpıştı: 5 yaralı

Kaza, sabah saatlerinde Akdam-Gökgöz Mahallesi arasındaki Andırap mevkisinde meydana geldi. Akdam'dan Gökgöz'e giden Ali Celal Hatalmış'ın (22) yönetimindeki 01 ADH 314 plakalı araba, karşısında...

Parkta uçan tekmeli yumruklu kavga kameralara yansıdı

Esenyurt’ta bir parkta iki grup aralarında meydana çıkan kavgada tekme ve yumruklar havada uçuştu.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Stay Connected

22,453BeğenenlerBeğen
0TakipçilerTakip Et
0AbonelerAbone
- Advertisement -

Latest Articles

Feci kaza! Otomobille kamyonet kafa kafaya çarpıştı: 3 ölü

Hicret Nevhide Çöl idaresindeki 03 DH 290 plakalı otomobille Habip Karagöz'ün kullandığı 03 BEYGIR 894 plakalı büyükbaş hayvan içeren kamyonet, Afyonkarahisar-Antalya kara yolu Karadirek...

Otomobiller kafa kafaya çarpıştı: 5 yaralı

Kaza, sabah saatlerinde Akdam-Gökgöz Mahallesi arasındaki Andırap mevkisinde meydana geldi. Akdam'dan Gökgöz'e giden Ali Celal Hatalmış'ın (22) yönetimindeki 01 ADH 314 plakalı araba, karşısında...

Parkta uçan tekmeli yumruklu kavga kameralara yansıdı

Esenyurt’ta bir parkta iki grup aralarında meydana çıkan kavgada tekme ve yumruklar havada uçuştu.

Söz atma kavgasında sopalar, kalaslar havada uçuştu! O anlar kamerada

Bir meslek yerinin çıkışında başlayan söz atma tartışması kavgaya dönüştü. İki grubun birbirine sopa ve kalaslarla saldırdığı olayda ortalık savaş alanına döndü. O anlar...

Bursa’da köpeğin motosiklet arkasındaki güvenli olmayan yolculuğu kameraya yansıdı

Bursa'da bir motosikletin ardındaki sahibiyle birlikte yolculuk yapan köpeği görebilen sürücüler şaşırma yaşarken, tehlikeli seyahat kameraya yansıdı.